Kamu sektörü, nükleer sanayi, bilimsel topluluk ve uluslararası şirketlerin temsilcilerini bir araya getiren ve İstanbul’un ev sahipliğini yaptığı XII. Uluslararası Nuclear Power Plants Expo & Summit (NPPES 2026) Zirvesi sona erdi.
Fuar gündemi, bir önceki yıla nazaran önemli ölçüde değişim sergiledi. 2025 yılında konuşmalar ağırlıklı olarak Akkuyu NGS projesinin hayata geçirilmesi ve Türkiye’de ilk nükleer güç santralinin inşaatına odaklanırken, bu sene görüşülen konular yepyeni bir seviyeye taşındı. Gündemdeki başlıca konular arasında ülkenin kendi teknolojilerinin geliştirilmesi, üretimin yerlileştirilmesi, mühendis uzmanların yetiştirilmesi, dijitalleşme ve küçük modüler reaktörler yer aldı.
Vurgulardaki bu eksen kayması, ana konuşmacıların sunumlarına da açık bir şekilde yansıdı. Akkuyu Nükleer A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali projesinin gidişatına ve inşaatın önümüzdeki aşamalarına değindi. IC Nükleer Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bayar ise bir sonraki kalkınma aşaması olan ulusal bir nükleer ekosistemin oluşturulması, Türkiye’nin sanayisinin geliştirilmesi ile mühendislik yetkinliklerinin artırılması üzerinde durdu.
Zirvenin bu sene ilk defa İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) kampüsünde düzenlenmesi, nükleer sektörün geleceğinde eğitimin, bilimin ve genç uzmanları yetiştirmenin giderek artan rolünü simgeledi. Ayrıca fuarda üniversite bünyesinde üniversite, yeni girişimler, sanayi ve kamu sektörünün bir arada çalışacağı ekosistem olarak tasarlanan Nükleer Teknoloji Geliştirme Parkının oluşturulması da görüşüldü.
Çağrı Doğan, Kamu İlişkileri Direktörü:
“NPPES bizim için sadece sektör fuarı değil, aynı zamanda nükleer endüstrinin tüm katılımcılarını bir araya getiren önemli bir etkileşim platformudur. Burada Rus ve Türk şirketlerinin, kamu ve düzenleyici kurumların, üniversitelerin ve ekipman üreticilerinin temsilcileri buluşuyor. Sektörün geleceğine ve gelişimine dair ortak vizyon, tam da bu tür ortamda şekillenir. Bu yıl fuarın üniversite çatısı altında yapılması dikkate değer; bu durum Türkiye’nin nükleer enerjisi sektöründe yerli teknolojileri geliştirmeye, kendi uzmanlarını yetiştirmeye ve ulusal yetkinlikleri oluşturmaya her geçen gün daha fazla odaklandığını göstermektedir."
Zirvede özellikle küçük modüler reaktör (SMR) teknolojileri, sürdürülebilirlik ve gelecekteki projelerin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesindeki temel faktörlerden biri olan güvenlik kültürü konuları özel bir ilgi odağı oldu.
Ekaterina Siventseva, nükleer Güvenlik Kültürü ve Sürdürülebilir Kalkınma Yöneticisi:
“Kendim için zirveden çıkardığım en önemli sonuçlardan biri de şu oldu: konuşmacılar yeni teknolojiler, inşaat ve sektörün gelişimi gibi hangi konuyu ele alırlarsa alsınlar, dönüp dolanıp sözü mutlaka güvenlik kültürü, insan faktörünün önemi ve yöneticilerin kişisel katılımı konularına geri getiriyordu. Bu tür yaklaşım, günümüzde projelerin güvenli ve başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinin temeli olarak kabul ediliyor.”